21 Şubat 2016 Pazar

İznik

Artık şunu yazayım dedim yav. :D
Okul gezilerinin popüler noktası olan Bursa'ya birkaç kere gittiğimi söylemiştim. :p İznik'e galiba bir kere gittim. Tam hatırlayamıyorum. 6dan 7ye geçerkenki yaz tatilinde sadece Bursa'ya gittik, onu hatırlıyorum. 7. sınıfta Bursa-İznik yaptık okulda, onu da hatırlıyorum. 8. sınıfta Cumalıkızık'a gittik ama İznik'i hatırlayamadım. O zaman bu ikinci gidişim. :P Ama tabii ki ben dünyanın en tembel insanı olduğum için yazıyı yazana kadar bir kere daha gittim. :p Ama bu yazı ilk gidişim ağustos 2013e ait. Bir de eylül 2014te gittim.
İznik'in ismi eski adı olan Nikea'dan geliyormuş. Daha sonra adın başına sur içinde anlamına gelen "is" eki getirilip İsnikea yapılmış. Günümüze de İznik adıyla gelmiş.

İznik'i çevreleyen surlardan arta kalanlar

İznik geçmişte birçok devlete ev sahipliği yapmış, sürekli bir devletten ötekine geçmiş. Bunların en önemlileri Bizans, Selçuklu ve Osmanlı. Osmanlı zamanında İznik, kültür ve sanat şehri haline gelmiş. İznik'te üretilen en önemli şey ise Çini'ymiş. (galiba :p)


Her köşe başında bir çini atölyesi vardı. Kapı numaraları da çinilerden yapılmıştı, çok tatlı duruyorlardı. Benim biblo, heykel, yüzük gibi şeylerle işim olmadığı için arkadaşlarıma yüzük ve ayna aldım hediye olarak. Ama böyle şeyleri seviyorsanız dükkanların içinde çıldırabilirsiniz, zira çok güzel eşyalar vardı. Ayrıca Kapadokya'da 50 liraya satılan şey burada 10 liraya satılıyordu, aman kazıklanmayın. :p


İlk önce otobüslerin kalktığı yerden merkeze doğru yürüdük biz arkadaşımla, atölyeleri falan gezdik. Daha sonra da İznik Müzesi'nin olduğu yere gittik. Müze kapalıydı. :/ 2014te gittiğimde hala açılmamıştı. Ne uzun restorasyonmuş kardeşim bu böyle. Aynı şekilde Roma Tiyatrosu'nu da rezil etmişlerdi, altında hazine varmış. Tarihe saygımız muazzam.


Müzenin oradan Yeşil Camii'ye gittik. Zaten çok yakınlar. Camii adını minaresindeki yeşil-mavi muazzam çini işçiliğinden alıyor. Zaten başka bir özelliği de yoktu. :p


Bir sonraki durağımız Ayasofya Camii. 6. yüzyılda inşaa edilmiş, 1300lerde Orhan Gazi camiiye dönüştürmüş. Hristiyanlığın içinde tartışılan konuları netleştirmek amacıyla burada konsil düzenlendiği için burası önemli bir yer. Ben çok beğendim burayı, gotik kilise havasıyla camiinin birleşimi çok güzeldi. Bir de annemler bilmiyordu benim Bursa'da olduğumu, onlar köydeyken gitmiştim. Buranın içindeyken babam aradı napıyorsun diye. Ayasofya'dayım dedim. :D Hala gittiğimi bilmiyor. :D:D


Son olarak da İznik Gölü'nün kenarına gittik. Ağustosun ortasında olduğumuz için çok boğucu bir hava vardı ve göl kenarı da çok güneş alıyordu, ondan pek sevemedim ama sessiz sakin bir yerdi. Gün batımında daha güzel olur diye düşünmekteyim. Dondurmacılar vardı sahilde, alalım dedik, satıcı abi bana çok koydu, neden çok koydun diye sorduğumda da sen misafirsin dedi. Gel de sevme burayı. :p


İznik çok güzel, çok sakin bir yerdi. Her yer yürüme mesafesinde. Bakkal yanında, manav yanında, okulun-işin yanında. Koşuşturmuyorsun, kafan rahat. Özeniyorum böyle yerlere ama sonra İstanbul'u da özlüyorum. :p Ve sonunda yazdım ya şunu helal olsun. 2.5 sene oldu. İki gün önce gene Bursa'ya gittim, Cumalıkızık için, bakalım o kaç yılda gelecek. :D Ayrıca god bless wikipedia. :p


Ulaşım: Yenikapı'dan Yalova'ya geçiyorsunuz feribotla. İDO iskelesinin önünde bir sürü minibüs var, üstünde İznik yazana biniyorsunuz. 10 liraydı yanlış hatırlamıyorsam ücreti, yolculuk da bir saati bulmuyordu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder